Yargılama süreçlerinin uzun sürmesi, mahkemelerin iş yükünün artması ve tarafların uyuşmazlıklarını daha hızlı, ekonomik ve gizli bir şekilde çözme ihtiyacı, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin önemini her geçen gün artırmaktadır. Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların tarafsız bir üçüncü kişi olan arabulucu yardımıyla, dava açılmaksızın veya dava süreciyle birlikte çözüme kavuşturulmasını sağlayan etkili ve günümüzde giderek yaygınlaşan bir yöntemdir. Beşiktaş, İstanbul'da faaliyet gösteren Av. Berfug Kıran olarak, dava şartı arabuluculuk kapsamındaki iş, ticari, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında taraf vekilliği yaparak müvekkillerimizin haklarını arabuluculuk sürecinde de etkin şekilde korumaktayız. Bir İstanbul arabuluculuk avukatı olarak, bu sürecin doğru yönetilmesinin hem zaman hem de maliyet açısından büyük avantajlar sağladığını, ancak sürecin sonucunun her zaman garanti edilemeyeceğini de vurgulamak isteriz. Bu kapsamlı içerikte arabuluculuğun hukuki dayanaklarını, uygulama alanlarını, sürecin adım adım işleyişini, sürelerini, gerekli belgeleri, masrafları, sık yapılan hataları ve pratik örnek senaryoları detaylı olarak ele alacağız.
Arabuluculuk Nedir?
Arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile düzenlenen, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, aralarında iletişim sürecinin kurulmasını sağlayan, tarafların çözüme yönelik seçenek ve görüşlerini geliştirilmesine yardımcı olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin (arabulucu) katılımıyla yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabuluculuk, mahkeme yargılamasından farklı olarak daha esnek, hızlı ve gizli bir süreç sunmaktadır. Arabulucu, tarafların yerine karar vermez; tarafların kendi çözümlerini bulmalarına yardımcı olan bir kolaylaştırıcı rolü üstlenir. Bu nedenle arabuluculuk, hakim kararı gibi bağlayıcı bir hüküm içermez; sürecin sonunda ortaya çıkan sonuç, tamamen tarafların iradesine bağlıdır.
Arabuluculuk sisteminde iki temel tür bulunmaktadır: ihtiyari arabuluculuk ve dava şartı arabuluculuk. İhtiyari arabuluculukta taraflar, herhangi bir yasal zorunluluk olmaksızın kendi istekleriyle arabulucuya başvurabilirler. Dava şartı arabuluculukta ise, kanunda sayılan belirli uyuşmazlık türlerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması yasal bir zorunluluktur ve bu şart yerine getirilmeden açılan dava, mahkeme tarafından usulden reddedilir.
Arabuluculuğun Hukuki Dayanağı
Arabuluculuk kurumunun temel hukuki dayanağı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'dur. Bu Kanun'un yanı sıra, dava şartı arabuluculuk uygulaması özel kanunlarla düzenlenmiştir:
- 4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, iş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuğu dava şartı haline getirmiştir
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğu düzenlemektedir
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, belirli parasal sınırın üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuğu zorunlu kılmaktadır
- 6570 sayılı Kanun ve Türk Borçlar Kanunu'nun kira sözleşmesine ilişkin hükümleri, kira uyuşmazlıklarının arabuluculuk kapsamına alınmasının temelini oluşturmaktadır
- Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği, sürecin usul ve esaslarını detaylandırmaktadır
Bu düzenlemeler çerçevesinde arabuluculuk, artık sadece isteğe bağlı bir alternatif değil, belirli uyuşmazlık türlerinde dava açabilmenin ön koşulu haline gelmiştir.
Dava Şartı Arabuluculuk Nedir?
Kanun koyucu, belirli uyuşmazlık türlerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı haline getirmiştir. Bu düzenleme kapsamında, dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle davayı usulden reddetmektedir. Bu durum, davacı için zaman ve masraf kaybına yol açmaktadır; bu nedenle dava açmadan önce uyuşmazlığın arabuluculuk kapsamına girip girmediğinin dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartı arabuluculuk kapsamına giren başlıca uyuşmazlık türleri şunlardır:
- İşçi-işveren arasındaki bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı ile tazminat talepleri ve işe iade talepleri
- Ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri
- Tüketici hakem heyeti kararlarına itiraz dışında kalan ve konusu para olan tüketici uyuşmazlıkları
- Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklardan konusu para olan alacak ve tazminat talepleri ile kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin uyuşmazlıklar
- Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarına ilişkin bazı uyuşmazlıklar
- Kat mülkiyeti mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar
Bu uyuşmazlık türlerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu olup, arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamaması halinde dava açma yoluna gidilebilmektedir. Bunun dışında, boşanma, nafaka, velayet, tapu iptali ve tescili gibi bazı uyuşmazlık türleri ise arabuluculuk kapsamı dışında bırakılmıştır; bu tür uyuşmazlıklarda doğrudan dava açılabilmektedir.
İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, hafta tatili ve genel tatil ücretleri gibi işçilik alacaklarına ilişkin talepler ile işe iade davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu süreçte işçi ve işveren tarafının, haklarının doğru şekilde hesaplanması ve müzakere sürecinde etkin şekilde temsil edilmesi büyük önem taşımaktadır. İşçilik alacaklarının hesaplanmasında ücret bordroları, SGK kayıtları, işe giriş-çıkış tarihleri gibi belgelerin arabuluculuk görüşmelerine hazırlıklı gelinmesi açısından önceden temin edilmesi faydalıdır. Bir İstanbul iş hukuku avukatı, arabuluculuk görüşmelerinde müvekkilinin lehine olacak şekilde stratejik bir yaklaşım sergileyebilir, teklif edilen miktarların gerçek alacak tutarına uygunluğunu değerlendirebilir.
Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk
Ticari işletmeler arasındaki alacak, tazminat ve sözleşmeden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu tutulmuştur. Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci, tarafların ticari ilişkilerini sürdürme isteğinin bulunduğu hallerde özellikle avantajlı bir çözüm yolu sunmaktadır. Faturadan kaynaklanan alacaklar, cari hesap uyuşmazlıkları, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat talepleri bu kapsamda değerlendirilmektedir. Ticari uyuşmazlıklarda tarafların ticaret sicil kayıtları, fatura, sözleşme, yazışma ve mutabakat belgeleri gibi ticari defter ve kayıtlarını arabuluculuk görüşmesine hazır bulundurmaları, sürecin daha verimli işlemesine yardımcı olmaktadır.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Belirli parasal sınırın üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekmektedir. Bu kapsamda ayıplı mal veya hizmetten kaynaklanan tazminat talepleri, garanti kapsamındaki uyuşmazlıklar, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan sorunlar gibi konular değerlendirilmektedir. Parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklar ise tüketici hakem heyetlerine başvuru yoluyla çözülebilmektedir; bu nedenle uyuşmazlığın parasal değerine göre doğru başvuru yolunun belirlenmesi önem taşımaktadır.
Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Kiracı ile kiraya veren arasındaki kira bedelinin ödenmemesi, tahliye talepleri, kira bedelinin tespiti, depozito iadesi gibi konularda ortaya çıkan ve konusu para olan uyuşmazlıklar da dava şartı arabuluculuk kapsamına dahil edilmiştir. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci, taraflar arasındaki ilişkinin daha az yıpranarak sonuçlandırılmasına imkan tanımaktadır. Özellikle uzun süreli kira ilişkilerinde tarafların ileride bir arada bulunma ihtimali göz önünde bulundurulduğunda, arabuluculuk yoluyla anlaşmaya varılması, dava sürecine kıyasla daha yapıcı bir çözüm sunabilmektedir.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler? Adım Adım Süreç
Arabuluculuk süreci, taraflardan birinin arabuluculuk bürosuna başvurusuyla başlamaktadır. Süreç genel olarak şu aşamalardan oluşmaktadır:
- Başvuru: Uyuşmazlığın taraflarından biri, yetkili adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna dilekçe ile başvurur. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde başvuru, görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılır
- Arabulucunun görevlendirilmesi: Başvuru üzerine, arabuluculuk siciline kayıtlı arabulucular arasından tarafların anlaşması veya büronun listesi doğrultusunda arabulucu görevlendirilir
- İlk toplantı ve iletişim: Arabulucu, taraflarla iletişime geçerek görüşme tarihini ve yerini belirler, sürecin nasıl işleyeceği konusunda tarafları bilgilendirir
- Tarafların katılımı: Taraflar ve varsa vekilleri, belirlenen tarihte görüşmelere katılır. Taraflardan birinin geçerli bir neden olmaksızın ilk toplantıya katılmaması halinde, bu durum yargılama giderlerine ilişkin olumsuz sonuçlar doğurabilir
- Müzakerelerin yürütülmesi: Arabulucu eşliğinde, tarafların talepleri ve karşı görüşleri müzakere edilir, ortak bir çözüm zemini aranır
- Anlaşma veya anlaşmama: Anlaşma sağlanması halinde anlaşma tutanağı düzenlenir; anlaşma sağlanamaması halinde son tutanak düzenlenerek süreç sona erer
- Dava yoluna başvuru: Anlaşma sağlanamaması halinde, taraflar son tutanağı dava dilekçesine ekleyerek yetkili mahkemede dava açabilirler
Arabuluculuk görüşmeleri gizlidir; görüşmelerde ortaya konulan bilgi ve belgeler, sonradan açılacak davada taraflar aleyhine delil olarak kullanılamaz. Bu gizlilik ilkesi, tarafların görüşmelerde daha samimi ve çözüm odaklı davranabilmesini sağlamaktadır.
Arabuluculukta Süreler ve Zamanaşımı
Dava şartı arabuluculukta, kanunda öngörülen süreler içinde sürecin tamamlanması gerekmektedir. İş hukuku uyuşmazlıklarında bu süre, arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren üç hafta olup, zorunlu hallerde bir hafta uzatılabilmektedir. Ticari uyuşmazlıklarda da benzer şekilde altı haftalık bir süre öngörülmüş olup, zorunlu hallerde bu süre iki hafta uzatılabilmektedir. Tüketici ve kira uyuşmazlıklarında da kanunda öngörülen sürelere uyulması gerekmektedir. Bu sürelerin işleyişinin doğru takip edilmesi, dava açma sürecinin de sağlıklı planlanabilmesi açısından önem taşımaktadır.
Arabuluculuk başvurusu, zamanaşımı sürelerini ve hak düşürücü süreleri durdurmaktadır. Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten itibaren, süreç sonuçlanana kadar zamanaşımı süresi işlemez; son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Bu husus, tarafların dava açma hakkını kaybetmemesi bakımından büyük önem taşımaktadır ve arabuluculuk sürecine başvuru tarihinin doğru şekilde belgelenmesi gerekmektedir.
Gerekli Belgeler
Arabuluculuk başvurusu ve sürecinde ihtiyaç duyulabilecek belgeler, uyuşmazlığın türüne göre değişmekle birlikte genel olarak şunları içermektedir:
- Kimlik belgesi ve varsa vekaletname
- Uyuşmazlığa konu sözleşme (iş sözleşmesi, kira sözleşmesi, satış sözleşmesi vb.)
- İşçilik alacaklarına ilişkin ücret bordroları, SGK hizmet dökümü, işe giriş-çıkış belgeleri
- Ticari uyuşmazlıklarda fatura, cari hesap ekstresi, yazışmalar
- Tüketici uyuşmazlıklarında satış fişi, fatura, garanti belgesi
- Kira uyuşmazlıklarında kira sözleşmesi, ödeme dekontları, ihtarname örnekleri
- Varsa önceki yazışmalar, ihtarnameler ve talep mektupları
Bu belgelerin arabuluculuk görüşmesinden önce düzenli bir şekilde hazırlanması, sürecin daha hızlı ve etkin ilerlemesine yardımcı olmaktadır.
Deliller
Arabuluculuk, mahkeme yargılamasından farklı olarak resmi bir delil değerlendirmesi içermemektedir; ancak tarafların taleplerini destekleyen belge ve bilgileri müzakere sürecinde sunmaları, karşı tarafı ikna etme ve makul bir anlaşmaya ulaşma açısından önemlidir. Yazılı sözleşmeler, banka dekontları, faturalar, tanık beyanları, bilirkişi raporları, fotoğraf ve video kayıtları gibi deliller, arabuluculuk sürecinde tarafların pozisyonlarını güçlendirmek amacıyla kullanılabilmektedir. Ancak arabuluculuk sürecinde ortaya konulan bilgi ve belgelerin, sonraki dava sürecinde karşı taraf aleyhine kullanılamayacağı unutulmamalıdır; bu husus gizlilik ilkesinin bir sonucudur.
Anlaşma Belgesinin İcra Edilebilirliği
Arabuluculuk süreci sonunda taraflar arasında bir anlaşmaya varılması halinde, düzenlenen anlaşma belgesi taraflar ve arabulucu tarafından imzalanmaktadır. Taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgeleri, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılmaktadır. Taraflardan yalnızca birinin avukatla temsil edildiği durumlarda ise, anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesine başvurulması gerekmektedir. İcra edilebilirlik şerhi verilen anlaşma belgeleri, ilam niteliğinde belge sayılarak, gereğinin yerine getirilmemesi halinde doğrudan icra takibine konu edilebilmektedir.
Bu özellik, arabuluculuğu yalnızca bir uzlaşma yöntemi olmaktan çıkarıp, aynı zamanda güvenilir ve icra edilebilir bir sonuç doğurabilen etkili bir hukuki çözüm mekanizması haline getirmektedir. Anlaşma belgesinin içeriğinin hukuken doğru ve uygulanabilir şekilde düzenlenmesi, ileride icra sürecinde karşılaşılabilecek sorunların önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Masraflar ve Arabuluculuk Ücreti
Arabuluculuk ücreti kural olarak taraflarca eşit şekilde karşılanmaktadır. Dava şartı arabuluculukta ücret, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmekte olup, görüşme sayısına ve sürenin uzunluğuna bağlı olarak değişmektedir. Anlaşma sağlanması halinde, uyuşmazlık konusu miktara göre farklı bir ücretlendirme uygulanabilmekte, anlaşmaya varılamaması halinde ise sabit bir görüşme ücreti üzerinden hesaplama yapılmaktadır. Bazı uyuşmazlık türlerinde, özellikle işçi tarafının belirli işçilik alacaklarına ilişkin başvurularında, arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanması söz konusu olabilmektedir. Ayrıca ekonomik durumu yetersiz olan taraflar, adli yardımdan yararlanma imkanından da faydalanabilmektedir. Sonradan açılacak dava sürecinde, arabuluculuk sürecine katılmama veya haksız yere anlaşmaya yanaşmama durumu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden tarafın aleyhine sonuç doğurabilmektedir.
Sık Yapılan Hatalar
- Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açmak; bu durum davanın usulden reddine ve zaman kaybına neden olmaktadır
- Arabuluculuk başvurusunu geç yaparak zamanaşımı süresinin dolmasına yakın bir zamanda harekete geçmek
- İlk toplantıya geçerli bir sebep olmaksızın katılmamak; bu durum yargılama giderleri açısından olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir
- Talep edilen alacak miktarını doğru hesaplamadan sürece dahil olmak
- Anlaşma belgesinin içeriğini hukuki açıdan değerlendirmeden imzalamak
- Anlaşma belgesinin icra edilebilirliği konusunda gerekli şerhi almayı ihmal etmek
- Arabuluculuk sürecinde sunulan bilgi ve belgelerin gizliliği konusunda dikkatsiz davranmak
- Hukuki destek almadan, karşı tarafın teklifini yeterince değerlendirmeden kabul etmek
Örnek Senaryolar
Senaryo 1: Bir işçi, işten haksız yere çıkarıldığını düşünerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai alacaklarını talep etmek istemektedir. Bu durumda işçi, doğrudan dava açmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurmak zorundadır. Arabuluculuk görüşmesinde işveren tarafı, belirli bir miktar ödeme yaparak anlaşma teklif edebilir; işçinin bu teklifi kabul etmeden önce alacaklarının gerçek tutarını bir avukat yardımıyla değerlendirmesi faydalı olacaktır.
Senaryo 2: Bir ticari şirket, müşterisinden olan fatura alacağını tahsil edememektedir. Alacak miktarı belirli bir tutarın üzerinde olduğundan, şirketin icra takibi veya dava açmadan önce arabulucuya başvurması gerekmektedir. Arabuluculuk sürecinde taraflar, borcun taksitler halinde ödenmesi konusunda anlaşabilir ve bu anlaşma icra edilebilirlik şerhi ile güvence altına alınabilir.
Senaryo 3: Bir kiracı, kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen tahliye etmemekte ve kiraya veren kira bedelinin ödenmesini talep etmektedir. Kiraya veren, tahliye ve kira alacağı taleplerini içeren bir başvuru ile arabulucuya başvurabilir; taraflar arasında belirli bir sürede tahliye ve geçmiş kira borcunun ödenmesi konusunda anlaşma sağlanabilir.
Bu senaryolar, arabuluculuk sürecinin somut uyuşmazlık türlerinde nasıl işleyebileceğine dair genel örnekler niteliğindedir; her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları, sürecin sonucunu farklı şekillerde etkileyebilir.
Arabuluculukta Taraf Vekilliğinin Önemi
Arabuluculuk sürecinde tarafların avukat yardımı almadan görüşmelere katılması mümkün olmakla birlikte, hukuki hakların doğru şekilde değerlendirilebilmesi ve müzakere sürecinin etkin yönetilebilmesi açısından bir avukatla temsil edilmek büyük avantaj sağlamaktadır. Bir İstanbul avukatlık ofisi olarak, arabuluculuk sürecinde müvekkillerimizin haklarını korumak, teklif edilen anlaşma şartlarını hukuki açıdan değerlendirmek ve gerektiğinde arabuluculuk sonrası dava sürecini de üstlenmek suretiyle bütüncül bir hukuki destek sunmaktayız. Avukatla temsil edilen taraflarda anlaşma belgesinin ilam niteliğinde sayılması gibi usuli avantajlar da bulunmaktadır.
Kanun Yolları ve Anlaşma Sonrası Süreç
Arabuluculuk sürecinde varılan anlaşma, kural olarak kesin ve bağlayıcı nitelik taşımaktadır; anlaşma belgesine karşı olağan bir istinaf veya temyiz yolu bulunmamaktadır. Ancak anlaşma belgesinin geçerliliğine ilişkin ciddi hukuki sakatlıkların bulunması halinde, genel hükümler çerçevesinde hukuki yollara başvurulması mümkün olabilir. Anlaşma sağlanamaması halinde ise taraflar, son tutanağı dava dilekçesine ekleyerek yetkili ve görevli mahkemede dava açabilir; bu durumda uyuşmazlık, olağan yargılama sürecine tabi olacak ve verilen karara karşı istinaf ve temyiz gibi kanun yolları işletilebilecektir. İcra edilebilirlik şerhi alınan anlaşma belgelerine karşı ise, icra takibi sırasında icra mahkemesi önünde itiraz yolları değerlendirilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?
Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda doğrudan dava açılması halinde, mahkeme davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmektedir. Bu nedenle öncelikle arabulucuya başvurulması gerekmektedir.
Arabuluculuk süreci ücretli midir?
Arabuluculuk ücreti kural olarak taraflarca eşit şekilde karşılanmakta olup, belirli uyuşmazlık türlerinde adli yardımdan yararlanma imkanı da bulunmaktadır.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa ne olur?
Anlaşma sağlanamaması halinde son tutanak düzenlenir ve taraflar bu tutanakla birlikte yetkili mahkemede dava açabilirler.
Arabuluculuk anlaşma belgesi mahkeme kararı gibi uygulanabilir mi?
Taraf vekilleri ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgeleri ilam niteliğinde sayılmakta, diğer hallerde ise sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekmektedir.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürmektedir?
İş hukuku uyuşmazlıklarında arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren üç hafta, ticari uyuşmazlıklarda ise altı hafta olarak öngörülen süreler, zorunlu hallerde belirli miktarlarda uzatılabilmektedir.
Arabuluculukta avukat tutmak zorunlu mudur?
Arabuluculuk sürecinde avukatla temsil edilmek zorunlu olmamakla birlikte, hakların doğru değerlendirilmesi açısından tavsiye edilmektedir.
İlk toplantıya katılmazsam ne olur?
Geçerli bir sebep olmaksızın ilk toplantıya katılmamanın, yargılama giderleri açısından olumsuz sonuçları bulunabilmektedir.
Arabuluculuk görüşmeleri gizli midir?
Evet, arabuluculuk görüşmeleri gizlidir ve görüşmede ortaya konulan bilgi ve belgeler, sonraki davada taraflar aleyhine delil olarak kullanılamaz.
Hangi uyuşmazlıklar arabuluculuk kapsamı dışındadır?
Boşanma, nafaka, velayet, tapu iptali ve tescili gibi bazı uyuşmazlık türleri, dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında bırakılmıştır.
Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdurur mu?
Evet, arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlememektedir.
Kira uyuşmazlıklarında hangi konular arabuluculuk kapsamındadır?
Kira bedelinin ödenmemesi, tahliye talepleri ve depozito iadesi gibi konusu para olan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.
Arabuluculuk sonrası dava açarsam süreç nasıl işler?
Son tutanak dava dilekçesine eklenerek yetkili mahkemede dava açılır; bu durumda uyuşmazlık olağan yargılama sürecine tabi olur.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Ücret kural olarak taraflarca eşit şekilde ödenmekte, anlaşma sağlanması halinde miktara göre, sağlanamaması halinde ise sabit tarife üzerinden hesaplama yapılmaktadır.
Sonuç
Arabuluculuk, iş, ticari, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında hızlı, ekonomik ve etkili bir çözüm yolu sunmaktadır. Dava şartı arabuluculuk sürecinin doğru yönetilmesi, sürelerin takip edilmesi, gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanması ve anlaşma şartlarının hukuki açıdan değerlendirilmesi, tarafların haklarının korunması bakımından büyük önem taşımaktadır. Sürecin sonucu her zaman tarafların iradesine bağlı olduğundan, kesin bir sonuç garantisi verilemeyeceğini de belirtmek gerekir. Beşiktaş, İstanbul'da faaliyet gösteren Av. Berfug Kıran Hukuk Bürosu olarak, arabuluculuk süreçlerinde taraf vekilliği hizmeti sunarak müvekkillerimizin haklarını en iyi şekilde korumayı ve olası dava süreçlerine de hazırlıklı olmalarını sağlamayı amaçlamaktayız. Bir İstanbul avukatlık ofisi olarak, iş, ticari, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk ve dava süreçlerinin bütüncül bir şekilde yönetilmesi konusunda deneyimli desteğimizden yararlanabilirsiniz. Detaylı bilgi için +90 554 544 58 57 numaralı telefondan veya avberfugkiran@gmail.com adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.