6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile hayatımıza giren kentsel dönüşüm süreci, Türkiye genelinde milyonlarca bağımsız bölümü ilgilendiren, hukuki açıdan son derece teknik ve titizlik gerektiren bir alandır. Deprem riski taşıyan yapıların tespiti, riskli yapı kararlarına itiraz süreçleri, kat maliklerinin 2/3 çoğunlukla alacağı kararlar ve müteahhitlerle yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, uygulamada sık sık uyuşmazlıklara sebep olmaktadır. Bu makalede kentsel dönüşüm hukukunun temel dinamiklerini, riskli yapı tespiti ve itiraz sürecini, kat maliklerinin haklarını ve müteahhitlerle yaşanan uyuşmazlıklarda izlenebilecek hukuki yolları ele alacağız.
Kentsel Dönüşüm Nedir ve Hukuki Dayanağı Nelerdir?
Kentsel dönüşüm, deprem başta olmak üzere doğal afet riski taşıyan, ekonomik ömrünü tamamlamış veya yapısal olarak güvenli olmayan binaların yıkılıp yerine yönetmeliklere uygun, güçlendirilmiş yeni yapılar inşa edilmesi sürecidir. Bu sürecin temel yasal dayanağı 6306 sayılı Kanun ve buna bağlı Uygulama Yönetmeliği'dir. Kanun, riskli yapı ve riskli alan kavramlarını tanımlamış; bu alanlarda uygulanacak usul ve esasları, kat maliklerinin hak ve yükümlülüklerini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ'nin yetkilerini düzenlemiştir.
İstanbul gibi deprem riski yüksek bir metropolde kentsel dönüşüm süreçleri özellikle yoğun biçimde yaşanmakta, bu da hem kat maliklerini hem müteahhitleri hukuki ihtilaflarla karşı karşıya bırakabilmektedir. Böyle durumlarda konusunda deneyimli bir İstanbul kentsel dönüşüm avukatından destek almak, sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşır.
6306 Sayılı Kanunun Amacı ve Kapsamı
Kanunun amacı, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir. Kanun kapsamında hem "riskli alan" hem de "riskli yapı" statüleri ayrı ayrı düzenlenmiş olup her ikisinin hukuki sonuçları farklıdır. Riskli alan, Cumhurbaşkanı kararıyla ilan edilirken; riskli yapı tespiti bireysel başvuru veya resen inceleme ile yapılabilmektedir.
İlgili Diğer Mevzuat
Kentsel dönüşüm uygulamalarında 6306 sayılı Kanun'un yanı sıra, Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Medeni Kanunu'nun paylı mülkiyete ilişkin hükümleri, Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesine dair maddeleri (m. 470 vd.) ve imar mevzuatı da birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde ortaya çıkan uyuşmazlıklarda Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri devreye girmektedir.
Riskli Yapı Tespiti Süreci Nasıl İşler?
Riskli yapı tespiti, Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar tarafından, bina malikinin veya kanuni temsilcisinin başvurusu üzerine ya da resen yapılabilir. Tespit sürecinde binanın taşıyıcı sistemi, karot numuneleri, donatı durumu ve zemin etüdü gibi teknik unsurlar incelenerek bir rapor hazırlanır. Bu rapor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne sunulur ve incelemenin ardından yapı "riskli yapı" olarak tescil edilebilir.
Riskli yapı tespiti kesinleştiğinde, tapu kaydına "riskli yapıdır" şerhi düşülür ve maliklere tebligat yapılır. Tebligattan itibaren belirli bir süre içinde binanın tahliye edilmesi ve yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmesi beklenir.
Gerekli Belgeler
Riskli yapı tespiti başvurusunda genellikle aşağıdaki belgeler istenmektedir:
- Tapu belgesi veya tapu kayıt örneği,
- Kimlik belgesi,
- Yapı ruhsatı ve varsa mimari proje,
- Bina malik(ler)ine ait dilekçe,
- Lisanslı kuruluşla yapılan hizmet sözleşmesi.
Riskli Yapı Tespitine İtiraz Süreci
Riskli yapı tespiti kesin ve tartışılamaz bir işlem değildir; ilgili malikler bu tespite karşı itiraz hakkına sahiptir. İtiraz, tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde, teknik gerekçelerle birlikte İl Müdürlüğü'ne yapılır. İtiraz üzerine dosya, teknik heyet tarafından yeniden incelenir. Bu aşamada:
- İtiraz dilekçesinin süresi içinde ve usulüne uygun hazırlanması,
- Teknik itirazların bağımsız bir mühendislik raporuyla desteklenmesi,
- İtirazın reddi halinde idari yargı yoluna başvurulabileceğinin bilinmesi
büyük önem taşır. İtirazın reddedilmesi durumunda, riskli yapı tespit işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür. Bu davalarda süre son derece kritik olduğundan, sürecin başından itibaren bir avukatla çalışılması hak kayıplarının önüne geçilmesini sağlar.
İdari Yargı Sürecinde Dikkat Edilecek Süreler
Riskli yapı tespitine yönelik teknik itirazın reddi üzerine açılacak iptal davasında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açma süresi işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür. Bu süre kaçırıldığında işlemin hukuka aykırılığı ileri sürülemez hale gelebilir; bu nedenle sürecin başından itibaren takvimin dikkatle izlenmesi gerekir.
Kat Maliklerinin 2/3 Çoğunluk Kararı ve Uygulaması
6306 sayılı Kanun'un uygulamada en çok tartışma yaratan hükümlerinden biri, riskli yapı olarak tespit edilen binalarda yıkım ve yeniden yapım kararının kat maliklerinin en az 2/3 çoğunluğu ile alınabilmesidir. Bu düzenleme, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndaki oybirliği kuralından farklı olarak, azınlıkta kalan maliklerin de sürece dahil olmasını sağlamak amacıyla getirilmiştir.
2/3 çoğunluk kararına katılmayan maliklerin bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları, açık artırma usulüyle diğer maliklere veya üçüncü kişilere satılabilir. Bu satış işlemi öncesinde muhalif maliklere tebligat yapılması, makul bir süre tanınması ve satışın usulüne uygun gerçekleştirilmesi zorunludur. Uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlar şunlardır:
- Çoğunluk kararının usulüne uygun toplanıp toplanmadığı,
- Muhalif malike yapılan tebligatın geçerliliği,
- Satış bedelinin rayiç değeri yansıtıp yansıtmadığı,
- Kararın kanunda öngörülen prosedüre uygun alınıp alınmadığı
Bu noktalarda usulsüzlük iddiası bulunan maliklerin, kararın iptali veya satış işleminin durdurulması amacıyla dava açma hakkı bulunmaktadır. Söz konusu davalar teknik ve süreye bağlı olduğundan, İstanbul kentsel dönüşüm avukatı desteğiyle hareket etmek büyük avantaj sağlar.
Süreç Adım Adım: 2/3 Çoğunluk Kararından Satışa
- Riskli yapı tespitinin kesinleşmesi ve tapuya şerh düşülmesi,
- Maliklerin toplantıya davet edilmesi ve yıkım/yeniden yapım kararının görüşülmesi,
- 2/3 çoğunlukla karar alınması ve noter kanalıyla muhalif maliklere tebliğ edilmesi,
- Muhalif malike makul süre tanınarak arsa payının satın alınmasının teklif edilmesi,
- Anlaşma olmazsa payların açık artırmayla satışa çıkarılması,
- Satış bedelinin, İl Müdürlüğü tarafından belirlenen bir hesaba yatırılması.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri ve Müteahhit Uyuşmazlıkları
Kentsel dönüşüm sürecinin en kritik aşamalarından biri, arsa sahipleri ile müteahhit arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesidir. Bu sözleşme ile arsa sahipleri, mevcut yapılarının yıkılıp yerine yeni bina inşa edilmesi karşılığında müteahhide belirli bir hisse devretmeyi, müteahhit ise inşaatı belirli sürede ve şartlarda tamamlamayı taahhüt eder. Uygulamada sıkça karşılaşılan uyuşmazlık konuları şunlardır:
İnşaatın Geç Tamamlanması veya Hiç Tamamlanmaması
Müteahhidin sözleşmede belirtilen süre içinde inşaatı tamamlayamaması, arsa sahiplerini mağdur eden en yaygın sorunlardan biridir. Böyle durumlarda sözleşmede kararlaştırılan cezai şart hükümleri devreye girer; ayrıca müteahhidin temerrüde düşmesi halinde sözleşmenin feshi ve tazminat talebi gündeme gelebilir.
Kira Yardımı Ödemelerinin Aksatılması
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde genellikle müteahhit, yıkım sürecinde arsa sahiplerine geçici konut için kira yardımı ödemeyi taahhüt eder. Bu ödemelerin aksatılması durumunda arsa sahipleri icra takibi başlatabilir veya sözleşmenin feshini talep edebilir.
İnşaatın Projeye ve Ruhsata Aykırı Yapılması
Müteahhidin, onaylı projeye veya imar mevzuatına aykırı inşaat yapması, ilerleyen süreçte iskan alınamaması gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu durumda arsa sahiplerinin ayıplı ifa nedeniyle tazminat talep etme hakkı doğar.
Müteahhidin İflası veya Mali Aczi
Müteahhidin mali durumunun bozulması ve inşaatı sürdürememesi halinde, arsa sahiplerinin sözleşmeyi feshederek üçüncü bir müteahhitle anlaşma yapma hakları bulunmaktadır. Ancak bu süreçte devam eden inşaatın hukuki statüsü, hakediş hesaplamaları ve tapu iptal-tescil davaları gibi karmaşık konular gündeme gelebileceğinden profesyonel destek şarttır.
Sözleşmenin Feshi ve Tapu İptal-Tescil Davaları
Müteahhidin edimlerini yerine getirmemesi halinde arsa sahipleri, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde sözleşmeyi feshedebilir. Ancak inşaat devam ederken müteahhide devredilmiş arsa payları varsa, bu payların geri alınabilmesi için tapu iptal ve tescil davası açılması gerekebilir. Bu davalarda inşaatın seviyesi, yapılan imalatların bedeli ve tarafların kusur durumu bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Kentsel Dönüşümde Vergi ve Harç Muafiyetleri
6306 sayılı Kanun, riskli yapı kapsamında yapılan işlemlere çeşitli teşvikler sağlamaktadır. Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, tapu devir işlemleri ve kredi kullanımlarında belirli koşullarla tapu harcı, KDV ve noter harcı muafiyetleri uygulanabilmektedir. Bu muafiyetlerden yararlanabilmek için işlemlerin ilgili mevzuata uygun şekilde, doğru zamanlama ile yürütülmesi gerekmektedir.
Kira Yardımı ve Diğer Devlet Destekleri
Bakanlık tarafından, riskli yapıların yıkılması sürecinde hak sahiplerine belirli şartlarla kira yardımı yapılabilmekte veya faiz desteğiyle kredi kullandırılabilmektedir. Bu desteklerden yararlanmak isteyenlerin, başvurularını süresinde ve eksiksiz belgelerle yapması önemlidir.
Deliller ve Bilirkişi İncelemesinin Önemi
Kentsel dönüşüm uyuşmazlıklarında dava sürecinin seyrini genellikle bilirkişi raporları belirler. Bu nedenle taraflarca sunulacak delillerin sağlam ve eksiksiz olması büyük önem taşır. Öne çıkan delil türleri şunlardır:
- Riskli yapı tespit raporu ve teknik değerlendirmeler,
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ekleri,
- Yapı ruhsatı, mimari proje ve imar durumu belgesi,
- Ödeme dekontları, banka kayıtları ve kira yardımına ilişkin belgeler,
- Şantiye fotoğrafları ve ilerleme raporları,
- Noter aracılığıyla gönderilen ihtarnameler.
Masraf ve Harçlar
Kentsel dönüşüm uyuşmazlıklarında açılacak davalarda, dava değerine göre hesaplanan nispi harç, bilirkişi ücretleri, keşif giderleri ve tebligat masrafları gibi yargılama giderleri ortaya çıkabilmektedir. İdari yargıda açılan iptal davalarında ise maktu harç uygulanmaktadır. Dava açmadan önce olası maliyetlerin bir avukatla değerlendirilmesi, sürecin bütçelenmesi açısından faydalı olur.
Sık Yapılan Hatalar
- Riskli yapı tespitine itiraz süresinin kaçırılması,
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin müteahhidin mali durumu araştırılmadan imzalanması,
- Sözleşmede cezai şart ve teminat mektubu gibi güvence mekanizmalarına yer verilmemesi,
- 2/3 çoğunluk kararının usule aykırı biçimde alınmasına rağmen itiraz edilmemesi,
- Kira yardımı ödemelerinin takip edilmemesi ve gecikmelerde hemen hukuki yola başvurulmaması,
- İnşaat ilerleme durumunun düzenli olarak belgelenmemesi.
Örnek Senaryolar
Senaryo 1: İtiraz Süresinin Kaçırılması
Bir apartmanda riskli yapı tespiti yapılmış, ancak maliklerden biri tebligatı geç fark ettiği için 15 günlük itiraz süresini kaçırmıştır. Bu durumda tespit kesinleşmiş sayılabilir ve itiraz hakkı büyük ölçüde ortadan kalkabilir. Bu nedenle tebligatların takip edilmesi ve süresinde hareket edilmesi kritik önem taşır.
Senaryo 2: Müteahhidin İnşaatı Yarım Bırakması
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayan arsa sahipleri, müteahhidin mali sıkıntıya girmesi nedeniyle inşaatın kaba inşaat seviyesinde durduğunu tespit etmiştir. Bu durumda arsa sahipleri, sözleşmeyi feshederek yeni bir müteahhitle anlaşma yoluna gidebilir; ancak öncesinde mevcut imalatların bedelinin ve tarafların kusur oranının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerekir.
Senaryo 3: 2/3 Çoğunluk Kararına İtiraz
Bir binada 2/3 çoğunlukla yıkım kararı alınmış, ancak toplantıya bazı maliklerin usulüne uygun davet edilmediği ileri sürülmüştür. Bu iddia doğruysa kararın iptali için dava açılabilir ve satış işlemleri durdurulabilir.
İtiraz ve Kanun Yolları
Kentsel dönüşüm sürecinde idari işlemlere karşı idare mahkemesinde açılan davalarda, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve gerekli hallerde temyiz yoluna başvurulabilir. Hukuk mahkemelerinde görülen sözleşme uyuşmazlıklarında ise bölge adliye mahkemesine istinaf, ardından şartları varsa Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilmektedir. Kanun yollarına başvuru sürelerinin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başladığı unutulmamalıdır.
Kentsel Dönüşüm Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmadan önce müteahhidin mali güvenilirliği ve önceki projeleri araştırılmalıdır,
- Sözleşmede teslim tarihi, gecikme halinde uygulanacak cezai şart, malzeme kalitesi ve teminat mektubu gibi hususlar net biçimde düzenlenmelidir,
- Riskli yapı tespitine itiraz süreleri kaçırılmamalıdır,
- 2/3 çoğunluk kararlarının usulüne uygunluğu titizlikle incelenmelidir,
- Tapuya şerh, ipotek ve teminat işlemleri sözleşme öncesinde netleştirilmelidir.
Kentsel Dönüşüm Uyuşmazlıklarında Hukuki Süreç Nasıl Yürütülür?
Kentsel dönüşüm kaynaklı uyuşmazlıklarda öncelikle sözleşme ve idari işlemler detaylı biçimde incelenir. Uyuşmazlığın niteliğine göre idare mahkemelerinde iptal davası, asliye hukuk mahkemelerinde tazminat veya sözleşmenin feshi davası, icra takibi gibi farklı hukuki yollara başvurulabilir. Sürecin her aşamasında delillerin toplanması, bilirkişi incelemeleri ve teknik raporların hazırlanması davanın seyri açısından belirleyici olmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Riskli yapı tespitine itiraz süresi ne kadardır?
Riskli yapı tespitine ilişkin tebligatın yapılmasından itibaren 15 gün içinde itiraz edilmesi gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan kaçırılmaması önem taşır.
Kat maliklerinin tamamı anlaşmazsa ne olur?
Kanun, oybirliği yerine 2/3 çoğunluk esasını benimsemiştir. Çoğunluk kararına katılmayan maliklerin payları, usulüne uygun şekilde açık artırmayla satışa çıkarılabilir.
Müteahhit inşaatı zamanında bitirmezse ne yapılabilir?
Sözleşmede öngörülen cezai şart talep edilebilir, temerrüt halinde sözleşmenin feshi ve zararların tazmini için dava açılabilir.
Kentsel dönüşümde tapu harcı ödenir mi?
Kanunda öngörülen şartların sağlanması halinde belirli işlemler harç ve vergi muafiyetlerinden yararlanabilir; bu konuda güncel mevzuatın kontrol edilmesi gerekir.
Riskli yapı tespiti ücretli midir?
Lisanslı kuruluşlar tarafından yapılan tespitler için genellikle bir ücret ödenmektedir; ancak belirli koşullarda Bakanlık tarafından karşılanan tespitler de bulunmaktadır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi noterde mi yapılmalıdır?
Uygulamada güvenliği artırmak amacıyla sözleşmelerin resmi şekilde, tapuda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olarak düzenlenmesi tavsiye edilmektedir.
Riskli yapı kararına karşı hangi mahkemeye başvurulur?
Riskli yapı tespitine ilişkin idari işlemin iptali için idare mahkemesine başvurulmaktadır.
Kentsel dönüşümde kiracıların hakları nelerdir?
Kiracılar, tahliye sürecinde belirli şartlarla kira yardımından yararlanabilir; ancak mülkiyet hakkına ilişkin taleplerde bulunamazlar.
Müteahhit iflas ederse arsa sahiplerinin hakları ne olur?
Arsa sahipleri sözleşmeyi feshederek yeni bir müteahhitle anlaşabilir; devam eden imalatların bedeli ve hukuki durumu bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
2/3 çoğunluk kararı nasıl ispatlanır?
Toplantı tutanağı, imza listesi ve noter kanalıyla yapılan tebligatlar, kararın usulüne uygunluğunun ispatında kullanılan başlıca belgelerdir.
Kentsel dönüşüm davalarında zamanaşımı var mıdır?
Sözleşmeden doğan tazminat talepleri Türk Borçlar Kanunu'ndaki genel zamanaşımı sürelerine, idari işlemlere karşı açılacak davalar ise İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki sürelere tabidir.
Riskli Alan İlanı ve Sonuçları
Riskli alan, tek tek yapıların değil, belirli bir bölgenin bütün olarak afet riski taşıdığının tespit edilmesi ve Cumhurbaşkanı kararıyla ilan edilmesiyle oluşan bir statüdür. Riskli alan ilan edilen bölgelerde, bölge genelinde dönüşüm çalışmaları yürütülür; bu süreçte kamulaştırma, arsa ve arazi düzenlemeleri gibi ek uygulamalar da gündeme gelebilir. Riskli alan sınırları içinde kalan malikler, riskli yapı tespitine benzer şekilde idari işlemlere karşı dava açma hakkına sahiptir; ancak riskli alan kararının kapsamı ve etkileri, tekil riskli yapı tespitinden daha geniştir.
Riskli Alanda Kentsel Dönüşüm Uygulama Şekilleri
Riskli alan ilan edilen bölgelerde uygulama; TOKİ, İl Özel İdaresi, belediyeler veya bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşlar eliyle yürütülebilir. Uygulama sırasında malikler arsa payı karşılığı yeni bağımsız bölüm alma, nakit karşılığı arsalarını devretme veya başka bir bölgeye taşınma seçenekleri arasında tercih yapabilmektedir. Bu tercihlerin sözleşmeye dökülmesi ve şartların açıkça belirlenmesi, ilerideki uyuşmazlıkları önlemek açısından önemlidir.
Anlaşmalı ve Anlaşmasız Malik Kavramı
Kentsel dönüşüm uygulamasında malikler; idare veya müteahhitle anlaşarak süreçte "anlaşmalı malik" statüsüne geçebilir ya da anlaşma sağlayamadıkları için "anlaşmasız malik" konumunda kalabilir. Anlaşmasız maliklerin hakları kanunla korunmakla birlikte, süreci uzatmaları halinde 2/3 çoğunluk kararı devreye girerek paylarının satışına karar verilebilmektedir. Bu noktada anlaşmasız malikin, teklif edilen bedelin rayiç değeri yansıtıp yansıtmadığını bağımsız bir değerleme uzmanına incelettirmesi tavsiye edilir.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Bulunması Gereken Asgari Unsurlar
- Arsa payı ve bağımsız bölüm dağılımının net biçimde belirtilmesi,
- İnşaatın başlama ve bitiş tarihleri ile ara kontrol noktaları,
- Kullanılacak malzeme standartlarının teknik şartnameyle belirlenmesi,
- Gecikme halinde uygulanacak günlük veya aylık cezai şart oranı,
- Kira yardımı miktarı, ödeme tarihi ve artış şartları,
- Teminat mektubu, ipotek veya kefalet gibi güvence mekanizmaları,
- İskan alımı ve tapu devrinin hangi aşamada yapılacağı,
- Uyuşmazlık halinde yetkili mahkeme ve tahkim şartı.
Bu unsurların sözleşmede net biçimde yer alması, ilerideki olası uyuşmazlıklarda tarafların haklarının daha kolay ispatlanabilmesini sağlar.
Kentsel Dönüşümde Kiracı ve Sınırlı Ayni Hak Sahiplerinin Durumu
Riskli yapılarda sadece malikler değil, kiracılar ve sınırlı ayni hak sahipleri (intifa hakkı sahibi gibi) de süreçten etkilenmektedir. Kanun, bu kişilere de tahliye sürecinde belirli haklar tanımaktadır. Kiracılar mülkiyet hakkına sahip olmasalar da, kira sözleşmesinin feshi nedeniyle uğradıkları zararların tazminini talep edebilir; ayrıca devlet desteğiyle sağlanan kira yardımından faydalanabilirler. Sınırlı ayni hak sahiplerinin de yıkım ve yeniden yapım kararlarına ilişkin bilgilendirilme ve itiraz hakları bulunmaktadır.
Bilirkişi Raporlarına İtiraz Yöntemi
Gerek riskli yapı tespitinde gerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyuşmazlıklarında hazırlanan bilirkişi raporlarına karşı taraflar, raporun tebliğinden itibaren genellikle iki haftalık süre içinde gerekçeli itirazda bulunabilmektedir. İtirazda, raporun teknik verilerle çelişen noktaları somut biçimde ortaya konmalı; gerekirse ek bilirkişi incelemesi veya yeniden inceleme talep edilmelidir. İtirazın gerekçesiz veya soyut biçimde yapılması, mahkemece dikkate alınmama riskini artırmaktadır.
İdare veya Müteahhitle İletişimde Yazılı Belge Kullanımı
Kentsel dönüşüm sürecinde idare, müteahhit ve diğer maliklerle yapılan tüm görüşmelerin mümkün olduğunca yazılı hale getirilmesi, ilerideki uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlar. Sözlü anlaşmalar yerine noter ihtarnamesi, taahhütlü mektup veya yazılı tutanaklar tercih edilmelidir.
Sonuç
Kentsel dönüşüm süreci, hem kamu düzeni hem de bireysel mülkiyet hakları açısından hassas bir denge gerektirmektedir. Riskli yapı tespiti, itiraz süreçleri, 2/3 çoğunluk kararları ve kat karşılığı inşaat sözleşmeleri gibi konularda yaşanabilecek uyuşmazlıklarda, hak kayıplarının önlenmesi için hukuki desteğin süreç başında alınması önerilir. Beşiktaş'ta faaliyet gösteren Av. Berfug Kıran, kentsel dönüşüm hukuku alanında İstanbul avukatlık ofisi olarak müvekkillerine sözleşme incelemesinden dava takibine kadar kapsamlı destek sunmaktadır. Kentsel dönüşüm sürecinizle ilgili sorularınız için +90 554 544 58 57 numaralı telefondan veya avberfugkiran@gmail.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.