Kira ilişkileri, gerek konut gerekse işyeri kullanımında taraflar arasında sıkça uyuşmazlık konusu olabilen, hukuki açıdan detaylı bir mevzuata tabi alandır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile özel kanunlarda yer alan hükümler, kiracı ve kiraya veren arasındaki hak ve yükümlülükleri düzenlemekte; tahliye davalarından kira tespiti davalarına, tahliye taahhütnamesinden kira uyarlama davasına kadar birçok konuda uygulamada ihtilaflar yaşanmaktadır. Bu yazımızda kira hukukunun güncel meselelerini, dava süreçlerini, sürelerini, gerekli belgelerini ve dikkat edilmesi gereken hususları ayrıntılı biçimde ele alacağız. Bir İstanbul avukatlık ofisi olarak kira uyuşmazlıklarında bilgi edinmek isteyen kiracı ve kiraya verenlere yol gösterici olması amacıyla bu içeriği hazırladık. Yazının hiçbir bölümü belirli bir sonucun garanti edildiği şeklinde yorumlanmamalı; her olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Kira Hukukunun Kapsamı ve Önemi

Kira hukuku, bir taşınmazın belirli bir bedel karşılığında kullanım hakkının devredilmesine ilişkin sözleşmesel ilişkiyi ve bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkları konu alır. Konut ve çatılı işyeri kiraları, Türk Borçlar Kanunu'nun 339 ila 356. maddeleri arasında özel olarak düzenlenmiş olup, kiracıyı koruyucu birçok emredici hüküm içermektedir. Bu düzenlemeler sayesinde kiraya verenin sözleşmeyi tek taraflı olarak istediği şekilde sona erdirmesi büyük ölçüde sınırlandırılmıştır. Bir İstanbul kira avukatı, hem kiracıların hem de kiraya verenlerin haklarının doğru şekilde değerlendirilmesi açısından önemli bir destek sunabilir.

Kira sözleşmeleri, taraflar arasında sürekli bir borç ilişkisi doğurduğundan, sözleşmenin kurulması, devam ettirilmesi ve sona erdirilmesi süreçlerinin her biri farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Uygulamada en fazla ihtilaf, kira bedelinin ödenmemesi, tahliye talepleri, kira artış oranına ilişkin anlaşmazlıklar ve sözleşmenin devri gibi konularda yaşanmaktadır. Bu nedenle kira sözleşmesi kurulurken tarafların haklarını ve yükümlülüklerini net biçimde belirlemesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Tahliye Davaları

Tahliye davaları, kira hukukunun en sık karşılaşılan uyuşmazlık türlerinden biridir. Kiraya veren, kanunda öngörülen belirli sebeplerin varlığı halinde kiracının tahliyesini talep edebilir. Tahliye davaları genellikle şu sebeplere dayanır:

  • Kira bedelinin veya yan giderlerin ödenmemesi nedeniyle tahliye
  • Tahliye taahhütnamesine dayalı tahliye
  • İhtiyaç nedeniyle tahliye (kiraya verenin veya yakınlarının konut/işyeri ihtiyacı)
  • Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye
  • İki haklı ihtar nedeniyle tahliye
  • Yeni malikin ihtiyacı nedeniyle tahliye
  • Kiracının veya birlikte yaşadığı kişilerin aynı ilçe veya belde içinde başka bir konutu bulunması nedeniyle tahliye

Her bir tahliye sebebinin kendine özgü şartları, süreleri ve ispat yükü bulunmaktadır. Örneğin kira bedelinin ödenmemesi durumunda, kiraya verenin kiracıya usulüne uygun bir ihtar göndermesi ve kanunda öngörülen süre içinde ödeme yapılmaması gerekmektedir. Bu süreçlerin doğru yürütülmemesi, açılan davanın reddiyle sonuçlanabilmektedir.

Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye

Türk Borçlar Kanunu madde 315 uyarınca, kiracı kira bedelini veya yan giderleri ödeme borcunu ifa etmezse kiraya veren, kiracıya yazılı bildirimde bulunarak konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, diğer kira ilişkilerinde on gün süre vererek borcun ödenmesini isteyebilir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa kiraya veren sözleşmeyi feshedebilir. Uygulamada bu bildirim genellikle noter aracılığıyla ihtarname çekilerek yapılmaktadır. İhtarnamenin içeriğinde borç tutarının açıkça belirtilmesi, ödeme için tanınan sürenin net olarak ifade edilmesi ve tebligatın usulüne uygun yapılması büyük önem taşır.

İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye

Bir kira yılı içinde kiracının kira bedelini ödemede temerrüde düşmesi ve bu nedenle kiraya veren tarafından haklı olarak iki kez ihtar çekilmiş olması halinde, kiraya veren kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açarak tahliye talep edebilir. Bu süreçte ihtarların usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması ve gerçekten haklı olması büyük önem taşır. Yargıtay kararlarına göre, aynı kira dönemine ilişkin tek bir alacak için birden fazla ihtar çekilmesi iki haklı ihtar sayılmamaktadır; ihtarların farklı aylara veya dönemlere ilişkin olması gerekmektedir.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye

Kiraya veren, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek tahliye davası açabilir. Bu davalarda ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun ispatlanması gerekmektedir. Uygulamada mahkemeler bu hususu titizlikle incelemekte, göstermelik ihtiyaç iddialarını kabul etmemektedir. İhtiyaç iddiasının ispatı için tanık beyanları, ikametgah belgeleri, nüfus kayıt örnekleri ve varsa mevcut konut durumu gibi unsurlar delil olarak sunulabilir.

Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye

Kiralanan taşınmazın yeniden inşası, esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli olup bu işler sırasında kiracının orada kalması mümkün değilse, kiraya veren tahliye talebinde bulunabilir. Bu sebebe dayalı tahliye taleplerinde, yapılacak işin teknik olarak gerekliliğinin ve kiracının kalmasının fiilen imkânsız olduğunun ortaya konması gerekmektedir. Genellikle bu hususlar mimar veya inşaat mühendisi raporlarıyla desteklenmektedir.

Yeni Malikin Tahliye Talebi

Kira hukuku uygulamasında bazen taşınmazın mülkiyetinin el değiştirmesi, yeni malikin tahliye talebiyle birlikte gündeme gelmektedir. Yeni malikin, taşınmazı satın aldıktan sonra kendisi veya yakınları için ihtiyaç iddiasıyla tahliye davası açabilmesi mümkündür. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunulması ve altı ay içinde dava açılması gerekmektedir. Bildirimin yapılmadığı veya sürelerin geçirildiği hallerde tahliye talebi reddedilebilir.

Tahliye Davası Sürecinde İzlenecek Adımlar

Tahliye davası açmadan önce izlenmesi gereken adımlar, dayanılan sebebe göre farklılık göstermekle birlikte genel hatlarıyla şu şekilde sıralanabilir:

  1. Tahliye sebebinin doğru şekilde tespit edilmesi ve buna uygun hukuki yolun belirlenmesi
  2. Gerekli hallerde kiracıya noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi
  3. Kanunda öngörülen sürelerin beklenmesi
  4. Sulh hukuk mahkemesine dava dilekçesi ile başvurulması
  5. Delillerin dilekçe ekinde sunulması
  6. Duruşmalara katılım ve gerektiğinde tanık dinletilmesi
  7. Mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine icra yoluyla tahliyenin sağlanması

Bu adımların her birinde usule ilişkin küçük bir hata, sürecin uzamasına ya da davanın reddine neden olabilir. Bu nedenle sürecin başından itibaren dikkatli hareket edilmesi önerilmektedir.

Tahliye Taahhütnamesi

Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte kiralananı boşaltacağını yazılı olarak beyan ettiği bir belgedir. Taahhütnamenin geçerli olabilmesi için kira sözleşmesinin kurulmasından sonra düzenlenmiş olması ve kiracının serbest iradesiyle imzalanmış olması gerekir. Kira sözleşmesiyle eş zamanlı olarak alınan tahliye taahhütnameleri, Yargıtay içtihatlarına göre geçersiz sayılabilmektedir. Bu nedenle taahhütnamenin düzenlenme tarihi ve koşulları büyük önem taşımaktadır.

Tahliye Taahhütnamesinin Geçerlilik Şartları

  • Taahhütnamenin yazılı şekilde düzenlenmiş olması
  • Kira sözleşmesinin kurulmasından sonraki bir tarihte imzalanmış olması
  • Kiracının serbest iradesiyle, herhangi bir baskı altında kalmadan imza atmış olması
  • Tahliye tarihinin açık ve belirli olması
  • Kiralanan taşınmazın ve tarafların bilgilerinin doğru şekilde yer alması

Kiraya veren, tahliye taahhütnamesine dayanarak icra müdürlüğü aracılığıyla tahliye talep edebileceği gibi, sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası da açabilir. Taahhütnameye dayalı icra takibinde kiracının itiraz etmesi halinde, kiraya verenin itirazın kaldırılması için icra hukuk mahkemesine başvurması gerekebilir. Taahhütnameye dayalı tahliye talebinin, taahhütte belirtilen tarihten itibaren bir ay içinde ileri sürülmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Kira Tespit Davası

Kira tespit davası, mevcut kira bedelinin günün ekonomik koşullarına ve emsal kira bedellerine göre yeniden belirlenmesi amacıyla açılan bir davadır. Taraflar arasında kira artış oranı konusunda anlaşma sağlanamaması halinde, kiraya veren veya kiracı, kira bedelinin tespiti için dava açabilir. Kira tespit davalarında mahkeme, taşınmazın niteliği, konumu, emsal kira bedelleri ve enflasyon oranları gibi kriterleri dikkate alarak karar verir.

Kira Tespit Davasının Açılma Zamanı

Kira tespit davası, kira sözleşmesinde kararlaştırılan beş yıllık dönem sonunda yeni kira dönemi için, önceki kira yılının bitiminden en az otuz gün önceki bir tarihte açılabilir. Ayrıca yeni kira döneminin başlangıcından itibaren bir ay içinde de dava açılması mümkündür. Sürenin geçirilmesi durumunda, yeni kira dönemi için tespit talebi bir sonraki döneme kadar ileri sürülemeyebilir; bu nedenle sürelerin dikkatle takip edilmesi önerilmektedir.

Kira Bedelinin Belirlenmesinde Dikkate Alınan Kriterler

  • Taşınmazın bulunduğu semt, cadde ve sokaktaki emsal kira bedelleri
  • Taşınmazın büyüklüğü, yaşı, kat durumu ve fiziki özellikleri
  • Tüketici fiyat endeksindeki değişim oranı
  • Taşınmazın konut veya işyeri olarak kullanılma amacı
  • Bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilen rayiç değerler

Kira Uyarlama Davası

Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen olağanüstü durumlar nedeniyle kira bedelinin taraflardan biri açısından çekilmez hale gelmesi durumunda, uyarlama davası açılabilir. Türk Borçlar Kanunu madde 138'de düzenlenen aşırı ifa güçlüğü hükümleri, kira uyarlama davalarının da hukuki temelini oluşturmaktadır. Özellikle ekonomik dalgalanmaların, yüksek enflasyonun veya döviz kurundaki ani değişimlerin yaşandığı dönemlerde kira uyarlama davaları önem kazanmaktadır. Bu davalarda hâkim, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasına veya sözleşmenin sona erdirilmesine karar verebilir.

Uyarlama Davasının Şartları

  • Sözleşmenin kurulmasından sonra taraflarca öngörülemeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması
  • Bu durumun borçludan kaynaklanmamış olması
  • Sözleşmenin değişen koşullara göre ifasının, borçlu aleyhine aşırı ölçüde ağırlaşmış olması
  • Borçlunun edimini henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmiş olduğu ileri sürülerek dava açılmış olması

Uyarlama davalarında mahkeme, öncelikle tarafları sözleşmeyi yeniden müzakere etmeye davet edebilir; anlaşma sağlanamazsa hâkim, somut olayın özelliklerine göre kira bedelini yeniden belirleyebilir.

Kira Alacağı ve Tahsili

Kiracının kira bedelini ödememesi halinde, kiraya veren icra takibi başlatarak veya alacak davası açarak kira alacağını tahsil edebilir. Kira alacaklarının tahsilinde ilamsız icra takibi yolu sıklıkla tercih edilmekte olup, itiraz edilmesi halinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası açılması gerekebilmektedir. Kira sözleşmesinin yazılı olması, alacağın ispatı açısından büyük kolaylık sağlamaktadır.

Kira Alacağının Tahsil Yöntemleri

  • İlamsız icra takibi başlatılması
  • Kiracının itiraz etmesi halinde itirazın kaldırılması davası veya itirazın iptali davası açılması
  • Doğrudan alacak davası açılması
  • Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliye talebiyle birlikte alacağın da talep edilmesi
  • Kefil veya müteselsil borçlulara başvurulması

Kira alacağı davalarında zamanaşımı süresi genel olarak beş yıl olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle kira alacaklarının takibinde gecikilmemesi, hak kaybının önlenmesi açısından önemlidir.

İşyeri Kiralarında Özellikli Durumlar

İşyeri kiraları, konut kiralarına kıyasla bazı farklı dinamiklere sahiptir. Ticari hayatın gereklilikleri, kira bedelinin belirlenmesi, devir ve kiralananın alt kiraya verilmesi gibi konularda özel düzenlemeler bulunmaktadır. Ayrıca kiracının işyerini uzun süre kullanması nedeniyle oluşabilecek kira sürelerinin uzaması ve buna bağlı hukuki sonuçlar da dikkatle değerlendirilmelidir.

İşyeri Kirasında Devir ve Alt Kira

İşyeri kiralarında kiracı, kiraya verenin yazılı izni olmadıkça kiralananı başkasına devredemez veya alt kiraya veremez. Ancak işyeri kiralarında, kiracının işini devretmesi durumunda, devralan kişinin kira sözleşmesine kiracı olarak devam edebileceğine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır. Kiraya veren, haklı bir sebep olmadıkça bu devri reddedemez; ancak bu kural genel kira ilişkilerinde değil, işyeri kiralarında belirli koşullar altında uygulama alanı bulmaktadır.

İşyeri Kirasında Kira Bedelinin Belirlenmesi

İşyeri kiralarında kira bedeli, genellikle sabit bir tutar olarak veya cirodan pay alma şeklinde kararlaştırılabilir. Ticari faaliyetin niteliğine göre farklı kira bedeli belirleme yöntemleri tercih edilebilmektedir. Kira artış oranına ilişkin sözleşme hükümleri, tüketici fiyat endeksindeki değişim oranını aşmamak kaydıyla geçerli kabul edilmektedir.

İşyeri Kirasında Tahliye Özellikleri

İşyeri kiralarında tahliye davaları, konut kiralarındaki genel esaslara tabi olmakla birlikte, ticari hayatın sürekliliği ilkesi gözetilerek değerlendirilmektedir. Özellikle işyerinin uzun süredir aynı kiracı tarafından işletilmesi, ticari itibar ve müşteri çevresi gibi unsurlar, tahliye taleplerinin değerlendirilmesinde dikkate alınan hususlardır.

Kira Uyuşmazlıklarında Dava Süreci

Kira uyuşmazlıklarına ilişkin davalar, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemelerinde görülmektedir. Dava sürecinde dilekçelerin usulüne uygun hazırlanması, delillerin zamanında sunulması ve yasal sürelere riayet edilmesi son derece önemlidir. Süreçte yapılan usuli hatalar, haklı bir talebin dahi reddedilmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle kira uyuşmazlığı yaşayan tarafların, dava açmadan önce hukuki destek almasında fayda bulunmaktadır.

Gerekli Belgeler

  • Kira sözleşmesi aslı veya onaylı örneği
  • Varsa tahliye taahhütnamesi
  • Gönderilen ihtarname ve tebliğ belgeleri
  • Kira ödemelerine ilişkin banka dekontları veya makbuzlar
  • Tapu kaydı veya taşınmazın mülkiyetine ilişkin belgeler
  • İhtiyaç iddiasına ilişkin belgeler (nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi vb.)
  • Emsal kira bedellerine ilişkin bilgi ve belgeler

Deliller

Kira davalarında en önemli delil, yazılı kira sözleşmesidir. Bunun yanında tanık beyanları, ihtarname ve tebliğ evrakları, banka kayıtları, bilirkişi raporları ve keşif sırasında düzenlenen tutanaklar da önemli delil niteliği taşımaktadır. Özellikle ihtiyaç nedeniyle açılan tahliye davalarında tanık beyanlarının tutarlılığı, davanın sonucu açısından belirleyici olabilmektedir.

Masraflar

Kira davalarında harç ve masraflar, davanın türüne ve talep edilen bedele göre değişkenlik göstermektedir. Tahliye davalarında nispi harç yerine genellikle maktu harç uygulanırken, kira alacağına ilişkin davalarda talep edilen tutar üzerinden nispi harç hesaplanmaktadır. Bunun yanında bilirkişi ücreti, tebligat masrafları ve gerektiğinde tanık giderleri de dava masrafları arasında yer almaktadır. Avukatlık ücretleri ise büro ile müvekkil arasında yapılan sözleşmeye göre belirlenmektedir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesiyle aynı tarihte imzalanması
  • İhtarname göndermeden doğrudan tahliye davası açılması
  • İhtarların usulüne uygun tebliğ edilmemesi
  • Kira tespit davasının süresi içinde açılmaması
  • Kira ödemelerinin elden yapılıp herhangi bir belge alınmaması
  • İhtiyaç iddiasının somut delillerle desteklenmemesi
  • Yeni malikin bildirim ve dava açma sürelerine uyulmaması
  • İşyeri devrinde kiraya verenin yazılı izninin alınmaması

Örnek Senaryolar

Senaryo 1: Kira Bedelinin Ödenmemesi

Bir konut kiracısı, art arda üç ay kira bedelini ödemediğinde, kiraya veren noter aracılığıyla ihtarname göndererek otuz gün içinde ödeme yapılmasını talep eder. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa, kiraya veren sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açabilir. Bu süreçte ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması ve borç miktarının doğru hesaplanması davanın sonucu açısından belirleyicidir.

Senaryo 2: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye

Kiraya veren, emekli olduktan sonra başka bir şehirde yaşayan çocuğunun yanına taşınmak isteyen annesi için konut ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek tahliye davası açar. Mahkeme, ihtiyacın gerçek ve samimi olup olmadığını değerlendirirken, kiraya verenin başka taşınmazı olup olmadığını, ihtiyacın somut gerekçelerle desteklenip desteklenmediğini inceler.

Senaryo 3: İşyeri Kirasında Devir Talebi

Bir işyeri kiracısı, işini başka bir girişimciye devretmek istediğinde, kiraya verenden yazılı izin talep eder. Kiraya verenin haklı bir sebep olmaksızın bu talebi reddetmesi durumunda, devralacak kişi ve kiracı, hukuki yollara başvurarak devrin gerçekleştirilmesini talep edebilir.

Kanun Yolları

Kira davalarında verilen kararlara karşı, kararın niteliğine göre istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilmektedir. Sulh hukuk mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ilgili bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı, kanunda belirtilen şartların varlığı halinde Yargıtay'a temyiz yoluna gidilmesi mümkündür. Tahliye davalarında icra işlemlerinin durdurulması için ayrıca teminat yatırılması gerekebilmektedir. Kanun yollarına başvuru sürecinde sürelerin kaçırılmaması, hak kaybının önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Kira artış oranı ne kadar olmalıdır?

Konut kiralarında yıllık kira artış oranı, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki değişim oranını geçmemek kaydıyla taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir. Sözleşmede hüküm bulunmaması halinde de aynı sınırlama geçerlidir.

Tahliye taahhütnamesi her zaman geçerli midir?

Hayır. Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için kira sözleşmesi kurulduktan sonra, kiracının serbest iradesiyle düzenlenmiş olması gerekmektedir. Sözleşmeyle birlikte alınan taahhütnameler geçersiz sayılabilir.

Kiracı kira bedelini ödemezse ne yapılabilir?

Kiraya veren, kiracıya ödeme için süre veren bir ihtarname göndererek süreç başlatabilir; ödemenin yapılmaması halinde tahliye davası veya icra takibi yoluna başvurabilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası ne zaman açılabilir?

Kira süresinin sonunda, kiraya verenin kendisi veya yakınları için gerçek ve samimi bir ihtiyacı bulunması halinde bu dava açılabilir.

Kira tespit davası ne zaman açılmalıdır?

Taraflar kira bedeli üzerinde anlaşamadıklarında, kira döneminin başlangıcından önceki son ay içinde veya yeni kira döneminin içinde dava açılabilir.

Kira uyarlama davası hangi durumlarda açılır?

Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve taraflardan kaynaklanmayan olağanüstü bir gelişme nedeniyle kira bedelinin ödenmesi taraflardan biri için aşırı derecede güçleşmişse uyarlama davası açılabilir.

Tahliye davası açmadan önce ihtarname göndermek şart mıdır?

Kira bedelinin ödenmemesi gibi bazı sebeplere dayalı tahliye taleplerinde ihtarname gönderilmesi kanuni bir gerekliliktir. Diğer sebeplerde ise ihtarname zorunlu olmasa da genellikle sürecin ispatı açısından tercih edilmektedir.

Kira sözleşmesi sözlü olarak yapılabilir mi?

Kira sözleşmesi yazılı şekle bağlı olmasa da ispat kolaylığı açısından yazılı yapılması önemle önerilmektedir. Sözlü sözleşmelerde ihtilaf durumunda ispat zorlukları yaşanabilmektedir.

Kiracı, kiralananda değişiklik yapabilir mi?

Kiracı, kiraya verenin yazılı izni olmadıkça kiralananda esaslı değişiklik yapamaz. İzinsiz yapılan değişiklikler, tahliye talebine veya tazminat sorumluluğuna yol açabilir.

Kira sözleşmesi süresi dolduğunda otomatik olarak sona erer mi?

Hayır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında, süre sona erse de kiracı kiralananı kullanmaya devam ederse sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır; kiraya verenin bu durumda tek taraflı fesih hakkı sınırlıdır.

Kira alacağı davalarında zamanaşımı süresi nedir?

Kira alacaklarına ilişkin talepler genel olarak beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre içinde talepte bulunulmaması halinde alacak hakkı zamanaşımına uğrayabilir.

Kiraya veren, kira sözleşmesini istediği zaman feshedebilir mi?

Hayır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin fesih hakkı, kanunda sayılan sınırlı sebeplerle kullanılabilir; keyfi fesih mümkün değildir.

İşyeri kirasında kiracı işini devrederse kira sözleşmesi ne olur?

İşyeri kiralarında, kiraya verenin haklı bir sebebi bulunmadıkça devri reddedememesi ilkesi çerçevesinde, işin devri halinde devralan kişi belirli koşullarla kira ilişkisine kiracı olarak devam edebilir.

Kira tespit davası açılırken hangi mahkemeye başvurulur?

Kira tespit davaları, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde açılmaktadır.

Sonuç

Kira hukuku, kiracı ve kiraya veren arasındaki dengeyi gözeten, detaylı usul kurallarına tabi bir hukuk dalıdır. Tahliye davaları, tahliye taahhütnamesi, kira tespit ve uyarlama davaları, kira alacağının tahsili ve işyeri kiralarına özgü düzenlemeler gibi konularda hak kaybına uğramamak için sürecin başından itibaren doğru adımların atılması gerekmektedir. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut duruma uygun hukuki değerlendirme yapılması önem taşımaktadır. Av. Berfug Kıran Hukuk Bürosu olarak, İstanbul Beşiktaş'ta bulunan ofisimizde kira hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki bilgilendirme ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız. İstanbul avukatlık ofisi arayışında olan kiracı ve kiraya verenler, kira sözleşmelerinin hazırlanması, tahliye süreçlerinin yönetilmesi ve dava takibi konularında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilir. Kira hukukuyla ilgili sorularınız için Levazım Mah. Ambarlıdere Cad. Çayır Sk. Koru Sitesi E Blok Daire:5 Beşiktaş/İstanbul adresindeki ofisimizle +90 554 544 58 57 numaralı telefondan veya avberfugkiran@gmail.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.